Kayıtlar

Fehér Isten: Hepimiz Kardeş Miyiz?

Fehér Isten  seyirciyi ters köşeye yatıran, farklı janrları ustaca harmanlayan başarılı bir çağdaş fabl denemesi. Türcülük tartışmasını cesur bir şekilde perdeyen taşıyan bir filmin biçimsel olarak cross-genre (türlerarası) bir hüviyete bürünmesi özgün bir sinematografi vaad ediyor. Fehér Isten 'i özgün kılan en önemli özellik, türdeş olduğu Lassie, Özgür (!) Willy vb. filmlerin aksine hayvanatı edilgen olmaktan çıkararak filmde gerçek bir karaktere, faile dönüştürmesi. Film bu manada türcü hegemonyayı altüst ederek insan ve hayvan kategorilerinin yapısökümünü icra ederken, hayvan barınakları, okul ve aile üçgeninde farklı kapatılmak ve disiplin pratiklerini de tartışmaya açıyor. Film klasik bir teenage dramı olarak başlayıp hayvanlı filmlerin tüm klişelerini dizdikten sonra birden bire hayvanlar aleminin, yahut insan türünün ezdiği, sömürdüğü, katlettiği bir "sınıf"ın efendisinden intikama, hürriyetini kazanmaya yönelik başkaldırısına tanıklık eden bir tür Cezayir Sa...

İki Gün Bir Gece ve sonrası...

Resim
önce kaza, sonra set derken neredeyse 6 aydır salonlardan uzak kalmışız. döner dönmez vurduk kendimizi karanlık dergahımıza. seyreyleyelim hayal perdesini... Dardenne biraderlerin kararında bir işçi sınıfı güzellemesi olan İki Gün Bir Gece neoliberal düzende sınıfdaşlarıyla kazançları arasında bir tercihe zorlanan küçük bir atölyenin on iki işçisiyle, depresyon tedafisinden yeni çıkmış, evli ve iki çocuk annesi ve ev kredisinin borçlusu Sandra'nın hikayesini anlatıyor, tabii her Dardenne hikayesinde olduğu gibi insanı gerim gerim geren dramatik bir gerilimle. Sandra'nın hali hakikaten harap, yaşamaya mecali yok, kocası zar zor onu ayakta tutuyor, ama işte bir gayret cuma'dan pazartesi sabahına kadar kapı kapı gezip iş arkadaşlarını alacakları 1000 euro ikramiye yerine, onun işte kalmasını tercihe ikna etmeye çalışıyor. işinden olmamak için adeta vicdan sömürüsü yapmak, hepsi de gayet bu ikramiyeye ihtiyaç duyan arkadaşlarını fedakarlık yapmaya zorlamak zorundadır. başk...

Prolog 12: Şeyda Hacızade

Şeyda Hacızade aslında bir kemençe ustası. Klasik Türk musikisi sazlarından kemençe yapımı eğitim ve icazeti almış. Ne var ki üniversite sonrasındaki arayışları bir gün onu kuklacılıkla karşılaştırmış. Bunda okulda aldığı farklı disiplin derslerinin de etkisi var. Tıpkı İsmet Terzi gibi biraz kendi kendinin ustası, metodu, öğreticisi olarak çalışmış Hacızade. Bizi misafir ettiği Galata'daki şirin atölyesinde, eski zamanlardan kalma bir üretim biçimini sabır ve inatla sürdürüyor... 

Özgüven patlamasına değil özeleştiriye muhtacız!

2012 güzünde, Boğaziçi'nde islamcılık ve özeleştiri pratiklerini merkeze alan bir atölye çalışması gerçekleştirmiş, Mehmet Efe'nin Mızraksız İlmihal'i merkezinde eleştiri ve özeleştiri literatürü üzerine konuşmuştuk. İsmail Kılıçarslan'ın geçen ay sonu yazdığı Çok sıkıldım başlıklı metin, gadre uğramış bir (öz)eleştiri denemesi olarak bu tartışmanın devamıyla okunabilir mahiyette bir aks-i seda yarattı. AKP İzmir Gençlik Kolları Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Uğur Geyik Biz Daha Çok Sıkıldık başlıklı bir cevapla, Kılıçarslan'ın eleştirdiği hemen tüm meseleleri savundu ve "titreyin ve kendinize gelin" diyerek fuatavni raconu çekti. Cemile Bayraktar topuk pasını kaçırmayarak kendi kişisel kırgınlıklarını masaya döküp tartışmayı başka bir köşeye şutladı.  Aslında Kılıçarslan'ın bu mahiyetteki yazıları yeni değil, seçimlerin hemen akabinde Küs değil kırgınız başlıklı yazısında da AKP'nin dikotomik politikalarını ve kalkınma siyasetini eleştirmiş...

Prolog 11: Hasan Usta

Resim
Hasan Usta from Mustafa Emin Büyükcoşkun on Vimeo . Hasan Usta'nın öyküsü çok spesifik bir zanaatın hikayesinin de tanıklığı. Endüstriyel koşullara üretilmesine karşın, ileri derecede ustalık ve kalifikasyon isteyen, özelleşme ve piyasalaşmayla çıraklık kurumunu yitirerek kaybolmaya yüz tutan cam üfleme ustalarından bir hikaye Hasan Usta. Onun hikayesini Süha Arın'ın Camın Teri ile beraber seyretmek, değişenin ne olduğuna bakıp, farkı birlikte anlamak gerek.

17 Aralık: Pragmatizmin İflası

17 Aralık operasyonu gümbür gümbür geldi geçti. 2007'de Ergenekon operasyondan itibaren gayrinizami harp esaslarıyla yürütülen, demokratik ve adil olmayan bir yargılama daha doğrusu siyasal tasfiye sistemin sonunda döndü dolaştı yaratıcısını vurdu. 2006'da AKP'nin toplumsal muhalefete karşı çıkardığı TMK ve güya DGM'leri kapatıp kurduğu ÖYM'ler döndü, MİT müsteşarını, bakanları ve Başbakan'ı takip etmeye, dinlemeye ve hatta tutuklamaya imkan verdi. Denetimsiz güç, sahibini zehirledi. TMK'nın yol açtığı korkunç sonuçlara, kararttığı ve hatta imha ettiği hayatlara AKP'li yıllarda hep beraber tanıklık ettik. İslamcılar, muhafazakarlar, sağcılar (bugünlerde boykot edilen bir takım) istisnalar dışında bu duruma kulak tıkamakla yetindiler. Göz yumdukları zulüm, kendi kapılarını çaldığındaysa feryat figan gökleri tuttu. Tuttu tutmasına da tehlike geçince aynı tas aynı hamam, merkezi iktidar, denetimsiz güç, antidemokratik siyaset ve yönetim tam gaz devam ediyo...

Prolog 10: İsmet Terzi

İsmet Terzi from Mustafa Emin Büyükcoşkun on Vimeo . İsmet Terzi'nin hikayesi aslında tipik bir öze dönüş öyküsü; mekteplilikten alaylılığa, pozitivist eğitimden "ümmi" bir çıraklığa, modernlikten geleneğe dönüşün, belki de bir karşılaşmanın, keşfin öyküsü. Elektronik Mühendisi İsmet Terzi'nin sıfırdan kündekari sanatına merak salıp, düşe kalka, iğneyle kuyu kaza kaza, ustasız çıraklık edişinin, kalfalığa yükselişinin izini sürdük. İstanbul'un giderek merkezileşen çeperlerinde, bir sanayi sitesinde, adeta bir simyacı titizliğiyle kayıp bir geçmişin parçalarını sabırla birleştiriyor İsmet usta...