Talebelik hayatımız, ilim irfan maceramız kendinden menkul değil, hep bir erek ve kavga bağlamında oldu. Dünyayı anlamak değil değiştirmek olunca mesele, insan belasını buluyor. Bulduk da. Barış, eşitlik, adalet derken hakikat arayışçılarının hikayelerini terennüm etmek nasip oldu, mamostelerimiz oldu yol yordam öğreten. BAK'ın 2012'deki açlık grevleri sürecinden beri bir parçası iken 2015'e gelindiğinde müdafii de olduk. Elhamdülillah. O yetmedi, filimcileri de kattık işine. Duble. Tanıdık tanımadık, memleketin 12 Eylül sonrasında güç bela yetiştirebildiği insan malzemesinin en rafine tabakası, adliyelerde ter dökerken bize gurbette esef etmek düştü. Tuna hocanın yargılayan savunması, bugüne kadar okuduklarım arasında en çarpıcı olan, "suç"unu kabul edip onu savunan tavrıyla ayrışan metin oldu. Bir not da buraya düşelim diye iktibas etmek istedim. Sıramızı bekliyoruz. Pişman değiliz. Buradayız. Savunacağız, yargılayacağız. 28 Şubat 2019, İstanbul 29. Ağır ...
İki yıl kadar önceydi. Karlsruhe'de tedrisata ara verip, evvelki yaz başlayıp 15 Temmuz'dan sonra askıya aldığımız, Mahmut Fazıl'ın Anons filmi için İstanbul'a dönmüştüm. Setin son haftalarında bir gün telefonum çaldı. Akif Emre arıyordu, sitemle niye uğramadığımı soruyordu. Filmi Nisan ayından beklenmeyen bir ayazda, İstanbul'un muhtelif metruk fabrika arazilerinde ve tamamen gece çekiyorduk. Haliyle gündüzlerim vampir gibi uyumaya çalışarak geçiyordu. Akif abiye vaziyeti anlattım. Eğer mani olmazsa bir sabah erken vakit çıkıp gelebileceğimi söyledim. Sözleştik. Babamın ilk iş mülakatına girdiği, namaz kılma imkanı olup olmadığını sorunca "bizde olmaz öyle şey" cevabını alarak kös kös geri döndüğü, Ümraniye'deki Netaş fabrikasından sabah ezanı okunurken paydos ettiğimiz bir gündü. Bulgurlu'da set minibüsünden indim. Dünya Bülteni'nden ayrıldıktan sonra kiraya çıktığı yeni evine indim. Dürdane abla sofrayı kurmuş, çayı demlemiş. Hal, ha...
Afrin düştü. Türk Silahlı Kuvvetleri bu sabah yaptığı açıklamada Afrin şehir merkezinin kontrol altına alındığını duyurdu. Basın bildirisinde taş yapılı bir belediye meclisi binasının tepesinde Türk bayrağını öpüp alnına götüren, otomatik piyade tüfeklerini halk meclisinin damından Afrin şehrine doğrultmuş Türk askerlerinin imajları kullanılıyordu. 20 Ocak’ta başlayan ve adını Afrin kantonunun bereketli topraklarında yetişen ve iç savaş başladıktan sonra imalatı Halep’ten bu havzaya kayan yağ ve sabun imalatında kullanılan zeytin ağaçlarından alan silahlı operasyon böylelikle tamamlanmış sayılıyordu. Peki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Özgür Suriye Ordusu ve ona bağlı Selefi eğilimli mücahitlerle giriştiği bu operasyon gerçekten de Afrin kantonunu düşürmüş müydü? Rahmetli Suphi Nejat KCK operasyonlarında gözaltına alındığında, onu Boğaziçili bir sosyolog olarak savunup aklamaya çalışmamıza çok içerlemişti. Üyesi olduğu iddiasıyla derdest edildiği KCK’nin Türkiye’nin içinde olduğu yö...
Yorumlar