Babamın Cesetleri from KREK on Vimeo . Tiyatro orucumuzda iftar vakti. Berkun Oya'nın Türkiye tiyatrosunun bir tür Haneke'si olduğu düşünmeye başladım. Her oyununda aile, sınıf, insan meselesini tasfiye eden, masumiyeti yok eden, suçumuzu yüzümüze vuran bir adam. Bu cihetiyle de kıymeti büyük. Cesur ve dürüst. Babamın Cesetleri'nin hikayesi savaş fotoğrafçısı baba, yönetmen olmaya çalışan abi, makina mümessili erkek kardeş, mutsuz karısı ve zorlu bir anneden ibaret. Yönetmenlik sancıları, bir filimi çekememiş olmak dramı haliyle bize koydu biraz. Makinacı kardeşin mülkiyet fantezileri, sahip olmak isteyip de gıpta ettikleri bu tabloyu dengeliyor. Bu adamların mutsuzlukları, cinsel ilişkileri ise ortak sayılır. Savaş fotoğrafçılığı anlatısı başarılı. Şerif Erol'un tiradı efsane. Berkun Oya iyi bir diyalog yazarı olduğu kadar monolog sanatkarı da. Savaş fotoğrafçılığıyla son yirmi yılın tüm ahlak, insanlık ve görsellik tartışmalarını da bir çırpıda tasfiye...